TÜRK KÜLTÜRÜ, TÜRK DİLİ VE TÜRK EDEBİYATI ÜÇGENİ » Ayşe Akay Resmi Web Sitesi - Şair, Edebiyat, Şiir, Makale, Şiirler, Edebiyat Ödevleri, Kitap Özetleri
   
 
Arama
AyşeAkay.Net » Denemeler » TÜRK KÜLTÜRÜ, TÜRK DİLİ VE TÜRK EDEBİYATI ÜÇGENİ
AnaSayfa
İletişim
Özgeçmiş
RSS 2.0
Anı
Deneme
Edebiyat
Fotoğraflar
Hikayeler
Kitap Özetleri
Makaleler
Şiirler
Şiir Dersleri
 
 
Ağustos 2011 (1)
Şubat 2011 (2)
Temmuz 2010 (1)
Haziran 2010 (1)
Mayıs 2010 (2)
Nisan 2010 (2)
 

 
 
 
  TÜRK KÜLTÜRÜ, TÜRK DİLİ VE TÜRK EDEBİYATI ÜÇGENİ
Kategori: Denemeler
Gönderildiği Tarih: 19-02-2010, 18:03
Latince “cultura” kelimesi bizde kültür kelimesine eştir. Güncel Türkçe sözlükte kültür “Tarihsel, toplumsal gelişme süreci içinde yaratılan bütün maddi ve manevi değerler ile bunları yaratmada, sonraki nesillere iletmede kullanılan, insanın doğal ve toplumsal çevresine egemenliğinin ölçüsünü gösteren araçların bütünü, hars, ekin” olarak ifade edilir. Bu maddi ve manevi değerler içerisinde tarih, edebiyat, dil, eğitim, musikî, mimarî, resim, el sanatları, tabiat güzellikleri, folklorik unsurlar, sanat, din ve dini inançlar vb. yer alır. Bunları bir halka içerisine almaya kalkarsak dışta kalacak ve hepsin kapsayacak olan kültür unsuru “dil”dir.

Dil, sadece insanlar arasındaki iletişimi, anlaşmayı kolaylaştıran bir araç değildir. Dil aynı zamanda bir tarihin geçmiş, şimdiki ve gelecek zamanlarını birleştiren bir köprü; devletin ayakta kalmasını sağlayan bel kemiği konumundadır. Dil; konuşma dili, yazı dili, hukuk dili, felsefe dili, tıp dili edebiyat dili, şiir dili gibi çeşitlilik gösterir. Bunların toplamı bizi kültür diline götürür.

Tarih-dil ilişkisini kısaca ele alacak olursak birbirinden ayrılmaz, birbirine kenetlenmiş zincir olarak tanımlayabiliriz. Şöyle ki dilin dönemlerini, gelişim evrelerini tarihi açıdan inceleyebiliriz ki bunun için tarihe ihtiyaç duyarız. Tarihi unsurların, geçmişten günümüze taşınması için de dile ihtiyaç duyarız. Tarihi unsurlar, geçmişten bugüne taşınırken dili kullandığımız gibi, bu dil ile ifade edilen, ortaya konulan eserler çoğu zaman edebi özellik taşırlar. Bununla birlikte edebiyata dokunmuş oluruz.

Edebiyat eserlerine bir baktığımızda asırlardan itibaren süre gelen, yaşatılan kültürlere tanık oluruz. Dini inançlarımız, giyim kuşamımız, kullandığımız kelimeler hep kaleme alınan, dile dökülen eserler sayesinde yaşamıştır. Dede Korkut eserinde o döneme ait yaşamı, Surnâme eserlerinde o döneme ait yaşamı (yemek, inanç, düğün, eğlence ve birçok şeyi) görürüz. Örneğin Çalıkuşu eserinde o dönemin eğitim sistemini, Nâbî’nin Hayriye eserinde o dönemin ahlakını, Şeyh Galib’in Hüsn ü Aşk eserinde o dönemin din ve inancını, Kutadgu Bilig eserinde o dönemin siyasî anlayışını rahat bir şekilde çözümleyebilir aynı zamanda yorumlayabiliriz.

Edebiyat eserlerinde kullanılan ilk ve olmazsa olmaz denilen malzeme “dil”dir. Dil işlenmesi, kelimelerin arkaik olmaması için bolca ama bilinçli ve kaliteli bir şekilde eserler verilmesi gerekir. Bu eserler verildikçe hem dil işlenir hem kültürler ölümsüzleşir. Buna en güzel örnek Atatürk’ün sözüdür: “Türk milleti, geçirdiği nihayetsiz felaketler içinde ahlakının, anneannelerinin, hatıralarının, menfaatlerinin, kısacası bugün kendi milliyetini yapan her şeyin dili sayesinde muhafaza olduğunu görüyoruz. Türk dili, Türk milletinin kalbidir, zihnidir.” “Türk milletinin dili Türkçedir. Türk dili dünyada en güzel, en zengin ve kolay olabilecek bir dildir. Onun için her Türk, dilini çok sevip onu yükseltmek için çalışır. Bir de Türk dili, Türk milleti için kutsal bir hazinedir. Çünkü Türk milleti geçirdiği sonsuz felaketler içinde ahlakını, göreneklerini, anılarını, çıkarlarını kısacası; bugün kendisini millet yapan her niteliğinin, dili sayesinde korunduğunu görüyor. Türk dili, Türk ulusunun yüreğidir, beynidir.” Kültürün sağlam bir çizgi üzerinde ilerleyebilmesi, yozlaşmaması için Türk dili ile verilmiş Türk edebiyatı eserlerine sıkı sıkı bağlanmalıyız.

Türk dili, ana dilimiz. Ana dilimizi çok iyi ve üst seviyede kullanabilmek için dilimize saygı ve sevgi göstermeliyiz. Başka dillere ait olan kelimeleri sırf kimliksizlik adına konuşma veya yazı diline sokuşturmamalıyız yani kendi dilimize ihanet etmemeliyiz. 17 Şubat 1931’de Atatürk’ün söylemiş olduğu sözü hatırlamalıyız: “ ‘Türk’ demek ‘dil’ demektir. Milliyetin çok belirgin niteliklerinden biri dildir. Türk milletindenim; diyen insan, her şeyden önce ve mutlaka Türkçe konuşmalıdır.”

Son olarak Atatürk’ün istediğini hatırlamak bu isteğe yürekten katıldığımızı göstermek ve yalnız göstermekle kalmayıp uygulamak adına yazıyorum: “Türk dili zengin, geniş bir dildir. Bütün kavramları anlatma yeteneği vardır. Yalnız, onun bütün varlıklarını aramak, bulmak, toplamak, onlar üzerinde işlemek gereklidir. Öyle istiyorum ki Türk dili bilimsel yöntemlerle kurallarını ortaya koysun. Bütün dallarda yazı yazanlar bütün terimleriyle çoğunluğun anlayabileceği, güzel, uyumlu dilimizi kullansınlar.”

Ne mutlu Türk’üm diyene! Ne mutlu Türkçe konuşana! Ne mutlu Türk kültürünü yaşatana!

 (Oy Sayısı: 1)
 
Merhaba Ziyaretci, Sitemizden Daha İyi Yararlanmak İçin ÜYE OLMANIZ Gerekmetedir.

Benzer Konular :

  • ÖZGEÇMİŞ
  • Ayşe Akay İmza Günü A.K.M'de
  • EDEBİYAT ESKİR Mİ?
  • ŞİİRE GİRİŞ
  • Önemli Notlar-1-

  • Yazar: Ayse Akay, Yorumlar: 0, Görüntülenme: 534 Yazdır

     
    Kullanıcı Adı: 

     Şifre: 



     
    Sitemizi Nasıl Buldunuz?

    Mükemmel
    Çok İyi
    İyi
    Vasat
    Beğenmedim
     

     
    Yazarlar 1- Ayse Akay (91)
    Konular Bir Saatte: 0
    Bugün: 0
    Bu Hafta: 0
    Bu Ay : 0
    Toplam : 91
    Yorumlar Bugün: 0
    Bu Hafta: 0
    Bu Ay: 0
    Toplam: 80
    Üyeler Bir Saatte: 0
    Bugün: 1
    Bu Ay : 46
    Toplam : 190
    Yasaklılar: 0
    Son Üye: UtereeThevy
     
     
    AyseAkay.Net bir Betik © projesidir. Tüm hakları saklıdır. İçerikleri izinsiz kopyalayıp başka platformlarda yayınlayan kişiler ve kurumlar hakkında gerekli yasal işlemler uygulanacaktır.