BABA- OĞUL İLİŞKİSİ » Ayşe Akay Resmi Web Sitesi - Şair, Edebiyat, Şiir, Makale, Şiirler, Edebiyat Ödevleri, Kitap Özetleri
   
 
Arama
AyşeAkay.Net » Makaleler » BABA- OĞUL İLİŞKİSİ
AnaSayfa
İletişim
Özgeçmiş
RSS 2.0
Anı
Deneme
Edebiyat
Fotoğraflar
Hikayeler
Kitap Özetleri
Makaleler
Şiirler
Şiir Dersleri
 
 
Ağustos 2011 (1)
Şubat 2011 (2)
Temmuz 2010 (1)
Haziran 2010 (1)
Mayıs 2010 (2)
Nisan 2010 (2)
 

 
 
 
  BABA- OĞUL İLİŞKİSİ
Kategori: Makaleler
Gönderildiği Tarih: 10-10-2008, 14:31
OĞUZ- KAĞAN ( OĞUZ HAN) DESTANI'NDA BABA- OĞUL İLİŞKİSİ

I- Hz. Nuh ve Oğulları:

Destanın başlangıç bölümünde Nuh Peygamber'in yeryüzünü oğulları arasında bölüştürdüğü görülür. Baba ve oğul arasında bir paylaşım söz konusudur.

II- Dhîb Yavqu Han ve Kara-Han:

Kara-Han babasının veliahdı olduğundan babasının yerine geçip padişah olur. Burada baba-oğul arasında geleneği devam ettirme söz konusudur. Yani oğul, babasının görevini sürdürür.

III- Kara-Han ve Oğuz Han:

Oğuz Han ve babası arasında "dini" bir anlaşmazlık ve çatışma söz konusudur. Oğuz Han daha doğuştan dindardır. Daima gizli gizli Tanrı'nın adını anar. Babası Kara-Han durumu öğrenir, kavimi toplar, kengeş ederek oğlu öldürmeye karar verirler. Oğuz da savaşa hazırlanır. Oğuz kazanır, babası da ölür. Burada Türklerin yapısına uymayan bir durum söz konusudur.

IV- Yuşı Hoca ve Kara-Sülük:

Oğuz, sürekli sefere çıkar. Kendisine engel olacağını düşündüğü yaşlıların Almalıq yakınlarında kalmalarını emreder. Ancak Kara-Sülük, Oğuz Han'ın emrine karşı gelip babasını bir sandık içinde yanında götürür. Burada babası için her şeyi göze alan bir oğul söz konusudur.

Kara-Sülük, yaptıkları her seferde babasıyla birliktedir. Bir sorun çıktığında Kara-Sülük daima babasına danışır ve ondan akıl alır. Babasının öğütlerini dinleyen Kara-Sülük, her defasında sonuçtan memnun kalır. Gerçekten Yuşı Hoca ve oğlu arasında çok güzel bir ilişki vardır. Birbirlerine bağlıdır. Türklerin yapısına uygun davranırlar.

V- Oğuz Han ve Altı Oğlu:

Oğuz'un altı oğlu vardı. Sırasıyla: Kün (Gün), Ay, Yulduz (Yıldız), Kök (Göl), Taq (Dağ), Tengiz (Deniz). Oğuz Han, altı oğluna da çok güvenir. Kendi gideceği savaşların bazılarına oğullarını savaşa gönderir. Birtakım işlerini onlara bırakır. Altı oğlu da babasının her sözünü yerine getirir. Oğuz Han, oğullarına buyurduğu işlerden iyi sonuç alır ve onlardan memnun kalır. Onları ödüllendirir ve onlara olan güveni daha da artar.

Babaların isteği üzerine savaşmaları, ele geçirdikleri ülkeyi yağma etmemeleri, savaşları kazanmaları çocukların itaatkârlığını gösterir.

VI- Oğuz Han ve Kün Han:

Oğuz'un soyunu ve görevini oğlu Kün Han'ın devam ettirmektedir.

VII- Tuman Han ve Tiken Bile Er Biçken Qayı Yavqu Han:

Oğul, küçük yaşına rağmen dedesine karşı babasını savunur. Onun hakkını arar. Dedesi Köl Erki Han geçici olarak Tuman Han'ın yerine geçer. Ancak Tuman'a hakkı olan tahtını vermez. Bunun üzerine oğlu dedesine karşı gelir ve babasının hakkını savunur. Daha sonra Tuman Han oğlunun yerine geçmesini ister. Ancak oğul "Baba sağ iken oğlun tahta oturması doğru olmaz. Sen bir toy tertip et ve tahta otur. Ben ancak sen ihtiyarlayınca senin emrinle tahta otururum." Der. Burada baba-oğul arasında saygı ve sevginin ne kadar büyük olduğunu görüyoruz.


GÜNÜMÜZDE YAŞANAN BABA- OĞUL İLİŞKİSİ


I- Muhtar Ali ve Köse Ahmet:

"Görgülü kuşlar, gördüğünü işler." atasözümüz yerinde söylenmiş bir sözdür. Bir de Dede Korkut'ta yer alan "Oğul babadan görmeyince sofra kurmaz." diye güzel bir sözümüz var. Ancak bizim bu devirde oğullarımız babalarından nedense hep kötü huyları alıyorlar. Annesini döven bir baba gördüğü için eşini döven bir erkek oluyor. Annesini Muhtar Ali, babası, tarafından dövüldüğünü gören Köse Ahmet de evlenince eşini döven bir aile reisi oluyor.

II- Tevfik Bakkal ve Hasan:

Tevfik Bakkal sağken oğulları arasında tarlaları paylaştırır ama baba ölünce bütün oğullar ayaklanır ve tartışır. Sana verimli yer düştü, benim tarla daha küçük. Hasan haksızlık bu diye itiraz eder. Bir de komşusu İzzet Çavuş var: "Benim akıllı oğullarım tarlaları kendi arasında pay ederler." diye düşünür ki iş hiç de böyle değildir. Oğullar kendi arasında kendi çıkarına göre mirası pay etmeye çalışır. Murat da pompalı tüfeği alır ve diğer kardeşlerini vurur.

III- Mehmet Usta ile Uzun İbrahim:

Mehmet Usta, İbrahim dünyaya gelince çok sevinir. Uğruna adaklar dağıtır. Ona bakar, onu büyütür, evlendirir, adam eder. Zaman ilerledikçe Mehmet Usta yaşlanır ve takatten düşmeye başlar. Uzun İbrahim, vefa borcunun karşılığında beğenmediği, mızmız bulduğu babasını döver.

IV- Osman Ağa ve Topal Yakup:

Baba akşam eve geç oğluna çıkışır çünkü oğlunun kötü alışkanlıklar kazanmasını istemez. Baba "Neredeydin oğul?" diye soru yöneltince bizim başı dik, yüzü kızarmaz oğul "Arkadaşın bir işi varmış, ona yardım etmeye gittim baba." diyor. Osman Ağa Yakup'un kumar oynadığını bilmediği için bu söylenen yalana inanıyor ve Yakup'la gurur duyan, kandırılmış bir baba ortaya çıkıyor.

V- Kel Rıza ve Çilli Tarık:

Kel Rıza, köyün en zenginidir. Bir tanecik aslan gibi oğlu vardır. Ondan hiçbir şey esirgemez. Hatta eziyet olmasın diye de oğlunu çalıştırmaz. Bir türlü kıyamaz Çilli Tarık'ına. Gel zaman git zaman iş yapmayan oğlu yavaş yavaş gezerek tozarak, kumarmış içkiymiş derken Kel Rıza'nın mallarını elden çıkarır. Kel Rıza, oğlunun bu haline üzülür ve yataklara düşer. Çilli Tarık, hiç vakit kaybetmeden Babası Kel Rıza'yı hemen huzur evine atar.

VI- Sarhoş Sadık ve Bitirim:

Sarhoş Sadık, küçük bir iş yerinde bekçi olarak çalışır. Öyle ya hem çalışanların hem de iş yerinin güvenliği ondan sorulur. Sarhoş Sadık, işine o kadar sadıktır ki mesai saatlerinde hem içer hem uyur. Arada bir ayık kaldığı da olur. O zamanlarda da Bitirim, gerçek adını kimse hatırlamaz, babasının yardımına gelir ve yükte hafif, pahada ağır ne varsa ufak tefek yürütürler. İşbirlikçi bir baba-oğul ilişkisi sergilerler.

VII- Muhammed Bey ile Âlim:


Muhammed Bey, günümüzde yaşanan baba-oğul ilişkilerinin aksine bir tutum sergilerler. Aileden gördüğü eğitimin üzerine çevreden aldığı eğitimi de ekleyerek kendini geliştirir. Kul hakkının ne olduğunu iyi bilir ve oğlu Âlim'e de bunları öğretir. Oğlunu ahlaklı, erdemli bir fert olarak yetiştirir. Gayet sakin, güvenilir bir babadır. Âlim de kendisine örnek olan babasından olumlu olan ne varsa alır ve çevresindekilere örnek olur. Yardımsever, cömert, adil ve adı gibi âlim bir insandır.


Ayşe AKAY
[size=2]

 (Oy Sayısı: 0)
 
Merhaba Ziyaretci, Sitemizden Daha İyi Yararlanmak İçin ÜYE OLMANIZ Gerekmetedir.

Benzer Konular :

  • KARDEŞ HISIM MI, HASIM MI?
  • HATİCE ŞAHİNOĞLU'NUN ŞİİRLERİNDE KADIN MOTİFİ
  • TOKMAK SESLERİ
  • AN/KARA
  • KIRMIZI HAYAL

  • Yazar: Ayse Akay, Yorumlar: 0, Görüntülenme: 969 Yazdır

     
    Kullanıcı Adı: 

     Şifre: 



     
    Sitemizi Nasıl Buldunuz?

    Mükemmel
    Çok İyi
    İyi
    Vasat
    Beğenmedim
     

     
    Yazarlar 1- Ayse Akay (91)
    Konular Bir Saatte: 0
    Bugün: 0
    Bu Hafta: 0
    Bu Ay : 0
    Toplam : 91
    Yorumlar Bugün: 0
    Bu Hafta: 0
    Bu Ay: 0
    Toplam: 80
    Üyeler Bir Saatte: 0
    Bugün: 1
    Bu Ay : 46
    Toplam : 190
    Yasaklılar: 0
    Son Üye: UtereeThevy
     
     
    AyseAkay.Net bir Betik © projesidir. Tüm hakları saklıdır. İçerikleri izinsiz kopyalayıp başka platformlarda yayınlayan kişiler ve kurumlar hakkında gerekli yasal işlemler uygulanacaktır.