Bir masal anlat içinden devler çıkan Anlat ki yüreğime bir kuş konsun Ayağında geçmişin hüznü kına gibi Şahmeran ülkesinde yaşayan fesat Kitap olsun acımasız insanlara Bir nefeslik mutluluk çekeyim içime Truva’nın hazinesine varmadan Fatih’e haber salayım Bir kez daha kuşatsın İstanbul’u... Sonra çizeyim geleceğin resmini Suyunda gözyaşı olmayan Renkleri Nebi’nin soyundan. Yörüklerin çadırından çıkan sel Beni de götürsün Âdem’in memleketine Bir tabak sevgi sunayım taş bağırlılara Bir bade de vahdet-i vücud Arının zemzemin saflığıyla...
İftiraları yutan balıklar bilmezmiş Martılar güreş tutarken aya doğru Boynu bükük gül taşıyan sevgili Kara yasları atlara sırtlarmış -ki- Nuh’un gemisiyle karşılayalım Bir tutam sevgi, bir tutam sevgili En güzel aşureyi taşıralım volkanlara
Bir masal anlat içinden devler çıkan Anlat ki yüreğime bir kuş konsun Uçan halı üzerindeki imanım İns ü cinni yüreğinden vursun Alâeddin’in lambasından çıkan yüreğim Yol alsın ümid-var mısralarımda...